Sivil Sesler bu kez İzmir’den yükseldi
Türkiye’nin sivil sesleri bu yıl “Dayanışma Güçlendirir” diyerek İzmir’de Kültürpark’ta buluştu. Türkiye’nin dört bir yanında farklı hak alanlarında çalışan 200’ü aşkın sivil toplum örgütünün bir araya geldiği Sivil Sesler Festivali’nde Şubat depremlerinin ardından sivil toplum örgütlerinin yan yana gelerek krizle nasıl mücadele ettiği, deprem sonrası yaptıkları çalışmalar farklı oturumlarda ele alındı.
AB Türkiye Delegasyonu’nun finansal desteğiyle yürüttüğümüz Sivil Toplum Kapasite Güçlendirme Merkezi projemiz kapsamında düzenlediğimiz festivalde farklı kentlerde çeşitli alanlarda çalışma yürüten sivil toplum örgütleri panel, oyun ve çeşitli performanslarla yer aldı.
Festivalde engelli, LGBTİ+, sağlık, mülteci, çocuk, kadın hakları; toplumsal cinsiyet, kültürel miras, doğa koruma gibi farklı başlıklarda çalışan örgütler açtıkları stantlarda çalışmalarını tanıtma imkanı da buldu.
Bu yıl altıncısı düzenlenen Sivil Sesler Festivali, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteği; Yaşar Üniversitesi, AIESEC İzmir, Pİ Gençlik Derneği ve Sosyal İklim Derneğinden gelen yüzü aşkın gönüllünün katkısıyla gerçekleştirildi.
“Türkiye bu canlı, yaratıcı çeşitli ve olgun sivil topluma güvenebilir”
Sivil Sesler Festivali’nin açılışını AB Türkiye Delegasyonu Sivil Toplum, Temel Haklar, Yargı ve İçişleri Bölüm Başkanı Alexander Fricke yaptı. Fricke, konuşmasında dünya genelinde hükümetlerin sivil toplum üzerinde ciddi bir baskı kurduğunu söylerken, sivil toplum örgütlerinin demokrasinin vazgeçilmez unsuru olduğunu hatırlattı.
“Hükümetler sivil toplum örgütlerine yönelik daha fazla tedbir uyguluyor. Ancak biliyoruz ki sivil toplum hem demokrasi hem de zor zamanlarla mücadele için herkese gerekiyor. Bunu bu yılın başında tekrar gördük. Sivil toplum örgütlerinin gösterdiği direnç ve motivasyon sayesinde pek çok şey mümkün oluyor”
Fricke konuşmasında Kahramanmaraş Depremleri'nde Türkiye’deki sivil toplumun gösterdiği çabanın da hayati önemde olduğunu söylerken, depremlerde Türkiye’nin gösterdiği dayanışma, dayanıklılık, empati ve yurttaşlık bilincine teşekkür etti.
“Bu yılın başında Türkiye’yi vuran depremden etkilenen insanlara acil destek sunan sivil toplum örgütlerine, gönüllülere ve insanlara çok teşekkür ediyoruz. Bu güzel ülkenin en iyi yönlerinden birini gösterdiğiniz dayanışma, dayanıklılık, empati ve yurttaşlık bilinci için müteşekkiriz. İnanıyoruz ki Türkiye bu canlı, yaratıcı çeşitli ve olgun sivil topluma güvenebilir.”
Daha iyi bir hayat için: Yan yana omuz omuza
Sivil Sesler Festivali bu yıl “Krizler Çağında Sivil Toplum ve Dayanışma” oturumuyla açıldı. Bu yıl altıncısı düzenlenen festivalin açılış oturumu Tiyatro Kooperatifi, Kadın Koalisyonu ve Hatay Ayağa Kalkıyor Platformu’ndan temsilciler katıldı. Oturumda, zor zamanlarda olağanüstü bir dayanışma ve yardımlaşmayı örerken bu çabamızı nasıl bir adım öteye götürebileceğimiz, dayanışmanın nasıl güçlendirilebileceği, toplumsal tabanının nasıl genişletebileceği, coğrafi ve beşeri sınırların nasıl aşılabileceği, yeni ve yaratıcı dayanışma deneyimlerinin neler olabileceğini sorularına, kültür sanat, deprem dayanışması ve kadın örgütlenmelerinden temsilcilerin katılımıyla yanıt arandı.
"Pandemide yaşadıklarımız depremde bizi hareketli kıldı"
Tiyatro Kooperatifinden Vildan Güleç, kültür sanat alanının kriz zamanlarından her zaman olumsuz etkilendiğini, pandemi döneminde bunu yaşadıklarını ve zor zamanlarda ilk gözden çıkarılanların tiyatrolar olduğunu söyledi. Zor zamanlarda yaşadıkları süreçten öğrenerek çıktıklarını ve bunu deneyimlerin ise deprem sürecinde kendilerine yardımcı olduğunu aktardı.
“Kültür sanat emekçileri, sanatçılar çok zor günler yaşadı. Ancak bu süreçten öğrenerek çıktık ve 6 Şubat Depremleri’nde bu öğrenme deneyimimizin bizi hareketli kıldığını gördük. Tiyatro Kooperatifi üyesi tiyatrolar deprem sonrasında Hatay ve Kahramanmaraş’ta çocuklarla birlikte çalıştı. 7500 çocuğa ulaştık ve bu çocuklarla birlikte olduk. Biz bu süreçte anladık ki örgütlü olduğunuz zaman hareket etmeniz kolaylaşıyor ve bu hareketlilikle birlikte insanlarda sizinle birlikte oluyor.”
"Yeniden inşa için hatırlatmak istediğimiz bir şey var: Birlikte yürümek"
Kadın Koalisyonundan İlknur Üstün ise afet bölgesinde sorunların devam ettiğini, yeniden inşanın ise uzun zaman alacağını hatırlattı ve çözümün ancak yereldeki öznelerle olabileceğini söyledi. Çözüm için gerekli olanın ise “eşit, aynı tondan yana yana gelebilmek” olduğunu vurguladı.
“Bugün hala afet bölgesinde sorunlar sürüyor. Çok fazla sorun ve ihtiyaç var. İhtiyaçların kendisini görebilmek, sorunların çözümü ancak meselenin öznelerinin yan yana gelmesiyle mümkün. Bunun dışında bir şey yapmak mümkün değil olmaz. Sorunlar ancak oradaki insanlarla ve örgütlenmelerle birlikte çözülebilir. Ve yine hatırlatmak istediğimiz bir şey var: Birlikte yürümek. Eşit, aynı tondan yana yana gelebilmek. Bunun için kadınların şiarını yeniden hatırlatmak istiyoruz:
“Dayanışma Yaşatır” Hatay Ayağa Kalkıyor Platformu’ndan Ayhan Kara ise deprem sürecini anlattıktan sonra "Yaşadıklarımızı sizler yaşamayın istiyoruz. Çok büyük bir sorumluluğumuz var. Deprem büyüklüğünü doğa belirliyor ama şiddetini biz belirliyoruz." dedi.
Sivil Sesler Festivali’nde Şubat Depremleri’nden etkilenen kentlerde çalışma yürüten sivil toplum örgütleri de afetle mücadelede kendi deneyimlerini paylaştı.
İyileşmenin yolu dayanışmadan geçiyor
Güç Hikayeleri başlıklı oturumda afet sonrası bir sivil koordinasyon mekanizması örneği olan Adıyaman Sivil Toplum Dayanışma Grubu'ndan Hamit Levent Evci ve Asuman Şahin ”Sivil toplum örgütleri olarak yerelle birlikte, yerel için birlikte nasıl daha etkili çalışabiliriz? Hiçbir şey yapamasak da en azından birbirimize iyi geliriz!” diyerek yola düşme hikayelerini anlattı.
Bu buluşmanın diğer bir konuğu 10 Ekim Dayanışması’ndan Hatice Kapusuz ve Sibel Tekin oldu. Kapusuz ve Tekin, 10 Ekim Dayanışması içind bellek ve iyileşme çalışmaları kapsamında aileler, yaralılar ve gönüllülerden bir araya gelen Örgülü Mücadele ekibinin, Ankara Katliamında hayatını kaybeden insanların isimlerini taşıyan battaniyelerin, battaniyelerle sarmalanmış anıt ağaçların ve örülen dayanışma battaniyelerinin güçlendiren hikayesini anlattı.
Arama kurtarma köpekleri de festivaldeydi
Festivalde Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği (SGDD-ASAM) arama kurtarma köpekleri de yer aldı. Vega, Vira ve Kor adlı köpeklerin katıldığı gösteride arama kurtarma köpeklerinin eğitim süreci ve afetlerde müdahale hakkında da bilgi verildi. Gösteriye katılan köpeklerden biri olan Vira, 6 Şubat depreminin ardından afet bölgesinde çalışma yürüten arama kurtarma ekiplerinin yardımcısı olarak görev almıştı.
Festival Programı
Türkiye'nin farklı kentlerinden, farklı hak alanlarında çalışan sivil toplum örgütlerinin katılımıyla bu yıl altıncısını düzenleyeceğimiz Sivil Sesler Festivali'nin programı yayında. Programı incelemeyi ve notlarınızı almayı unutmayın!
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
(Dernek standında buluşma)
Etkinlikler
Bu yıl festivalde pek çok etkinlik sizleri bekliyor!
Afet müdahale deneyimini paylaşmak için Köpekli Arama Kurtarma Birimiyle bir etkinlik düzenleyecek olan SGDD-ASAM etkinlikte köpeklerin eğitim sürecini diğer sivil toplum örgütleriyle paylaşılacak ve senaryolu bir tatbikat gerçekleştirecek.
İnsan hakları savunucuları ve aktivistler için baskının giderek arttığı ve ayrımcılığın özel yaşamlarımızda kendini daha fazla hissettirdiği günlerden geçerken, KAOS GL herkes için özgür ve yaşanabilir bir dünya tahayyülüyle söz üretmeye devam ediyor. Etkinlik kapsamında Kaos GL Dergisi'nin editörü Umut Güven, cis-heteronormatif sisteme umut ve tahayyülle karşılık vermek üzere “hayal etme, düşleme” anlamlarında kullanılan “tahayyül” temasını katılımcılarla birlikte tartışmaya açacak.
İyileşme, güçlenme ve dayanışma konu başlıklı yaratıcı drama atölyesi, yaratıcı drama eğitmeni eşliğinde gerçekleştirilip drama oyun ve etkinlikleri aracılığıyla oyunsu bir atmosferde farkındalık yaratmayı, rol oynama ve doğaçlama teknikleri kullanılarak katılımcılar için duygusal ve düşünsel bir alan açmayı hedefliyor. Atölye aynı zamanda katılımcıların sivil alandaki düşünsel ve duygusal geri bildirimlerini, sanatsal bir yolla bedensel ve sözlü olarak ortaya koymalarını hedefleniyor. Aynı zamanda yaratıcı drama ile dayanışmanın gücü, birlikte iyileşmenin ve güçlenmenin öneminin altı çizilecek.
Kolektif bir çalışmayla festivalin birleştirici ve iyileştirici gücünü çizimlerle keşfetmeye hazır mısınız?
Sanatsal ifadenin en özgür ve basit hali olan bu doddle atölyesinde, kendi ellerinizle "örgütlenme," "iyileştirme," "toplumsal güç" gibi soyut kavramları somut bir şekilde ifade edebilirsiniz. Ortaya çıkacak her bir doodle, festivalimizin katılımcılarının bir arada olduğunu ve her birinin izlerini taşıdığını gösteren bir sanat eseri olacak. Etkinliğe katılım 30 kişi ile sınırlıdır.
Yaya Derneği, 2023 İzmir Akdeniz Bienali'nde, Prof. Dr. Seçkin Aydın yürütümündeki 'Yavaş Şiddet Yavaş Umut - Artivizm Anlatıları Atölyesi'nde gerçekleştirdiği 'Sokağımda Yürürken' performansını ilk kez kamuya açık bir platformda sunuyor. Atölye, kentlerin motorlu taşıtların kesintisiz ve hızlı hareketi için değil, kent sakinlerinin yaşaması için var olması gerektiğini vurgulamayı amaçlıyor. Bu atölyede katılımcılar sokakta yürürken hissettiklerini en sade şekliyle söze döküp paylaşmaları için desteklenecekler. Kentleri yeniden düşünmek ve ifade etmek için bu deneyime katılmaya davetlisiniz.
Çocukların kurduğu bir dernek olan 8 Basamak Derneği’nden çocuklar, bu oyun aracılığıyla yetişkinlere çocuk haklarını anlatacaklar. Bu kutu oyununda çocuk hakları; istek, ihtiyaç, hak ve sorumluluk kavramları üzerinden ele alınıyor. Etkinliğe maksimum 20 kişi katılabilir.
İKGV’den İris Bilen tarafından yürütülecek olan atölyede son zamanlarda sıkça duyduğumuz bir terim olan sosyal uyum ve terimin Türkiye ve göç perspektifinde nereye oturduğu üzerine konuşulacak. Atölye çalışmasında sosyal uyumun tanımı katılımcılarla birlikte yapılacak, Türkiye’nin sıklıkla göç aldığı ülkelerin ve Türkiye’nin kültürel kesişimleri keşfedilecek, sosyal uyumun neden gerekli olduğuna dair ortak paydada nasıl buluşulabileceği üzerine konuşulacak. Etkinliğe maksimum 20 kişi katılabilir.
İklim krizini sıkça duymaya başladık. Peki, içinde olduğumuz kriz hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Sivil Sesler Festivali’nde Yaşamdan Yana Derneği iklim krizine dikkat çekmek için heyecan verici bir oyun tasarladı. 15 dakikalık bu oyunda katılarak hem iklim krizi hakkındaki bilgilerinizi test edebilir hem de küçük hediyeler kazanma şansını yakalayabilirsiniz. Siz de gelin, bilginizi ölçün ve iklim krizine karşı farkındalığınızı artırarak eğlenceli bir öğrenme deneyimi yaşayın!
Örgülü dayanışma hikayesini duydunuz mu? Yeri geldiğinde itişmeli çekişmeli, sarılmalı itmeli, kavgalı barış şarkılı, seçimli gürültülü; ama ne olursa olsun en sonunda göz göze bakmalı, teşekkür etmeli, dayanışmayı derinleştiren hikayeleri dinlediniz mi?
Hikayeler, seslerine kulak verip dinlediğimizde bizlere daha önce fark etmediğimiz içimizde yatan güçlerimizi fısıldama gücüne sahipler. Öyle ki... İlham olmanın yanı sıra, bizlere daha önce hiç düşünmediğimiz yeni sorular sordurtabilirler.
Güç Hikayeleri'nde, Türkiye’de sivil alanda çalışanların yaşadıkları zorluklar söz konusu olduğunda nasıl dayan-ış-arak güç kazandıklarının hikayelerini birinci ağızdan dinleyeceğiz. Karşılaşmaların gerçek bir dayanışmaya nasıl dönüştüğünü konuşacağız.
Oturumda afet sonrası bir sivil koordinasyon mekanizması örneği olan Adıyaman Sivil Toplum Dayanışma Grubu, ”Sivil toplum örgütleri olarak yerelle birlikte, yerel için birlikte nasıl daha etkili çalışabiliriz? Hiçbir şey yapamasak da en azından birbirimize iyi geliriz!” diyerek yola düşme hikayesini anlatacak.
Bu oturumun ikinci konuğu ise 10 Ekim Dayanışması olacak. Ankara Katliamından etkilenmiş herkesle, her koşulda dayanışmak için bir araya gelen 10 Ekim Dayanışması içinde, bellek ve iyileşme çalışmaları kapsamında aileler, yaralılar ve gönüllülerden bir araya gelen Örgülü Mücadele ekibi bu oturumda hayatını kaybeden insanların isimlerini taşıyan battaniyelerin, battaniyelerle sarmalanmış anıt ağaçların ve örülen dayanışma battaniyelerinin sarıp sarmalayan ve güçlendiren hikayesini anlatacak.
Bu atölyede Avrupa Birliği'nin geliştirdiği dijital, çevresel ve girişimcilik yetkinliklerini belirlemeyi hedefleyen önemli çerçeveler olan GreenComp, DigComp ve EntreComp ve bu çerçevelerin nasıl geliştirilebileceği üzerine konuşulacak. GreenComp, çevresel sürdürülebilirlikle ilgili yetkinlikleri tanımlıyor ve bireylerin çevre bilincini artırmalarını, sürdürülebilirlik konularında bilgi ve beceri kazanmalarını teşvik ediyor. DigComp, dijital yetenekleri ölçmek ve geliştirmek için kullanılıyor ve bireylere dijital becerilerini değerlendirme ve güçlendirme fırsatı sunuyor. EntreComp ise girişimcilik yetkinliklerini tanımlıyor ve girişimciliği genel beceriler, problem çözme, yaratıcılık ve inovasyon gibi kapsamlı bir yaklaşımla ele alıyor.
Toplum içinde ayrımcılığa uğrayan gruplarla dayanışmayı vurgulayan bu etkinlikte HIV+, LGBTIQ+ ve kadınlar gibi kırılgan gruplarla empati becerilerinizi geliştirebilir, cinsel sağlık ve üreme sağlığı haklarına dair farkındalığınızı artırabilirsiniz. Bu etkinliğe maksimum katılımcı sayısı 10’dur.
Canlı bir performans etkinliği olan bu çalışma ücretsiz ev işlerinin toplumsal cinsiyet normları çerçevesinde kadınlara yüklenmesinin kültürel ve öğretici bir yansıması olarak kurgulandı. Performansta katılımcılara "Daha önce hiç çamaşır asmış mıydınız?" sorusu sorularak ev içi emek ve görünmeyen iş üzerine konuşulacak.
Erişilebilir olmayan mekanları bisiklet aracılığıyla erişilebilir hale getirmeye çalışan ve 2 kişilik (tandem) bisikletlerle bisiklet turları düzenleyen Eşpedal Derneği festival katılımcılarını ortak sürüşe davet ediyor. Sürüş etkinliğinde İzmir’de bisiklet camiasında renkli kişiliği ve her hafta cumartesi İnciraltı Kent Ormanı’nda ücretsiz olarak bisiklet severlere yaptığı kahvelerle tanınan Urim Babacan da yer alacak. Urim Baba bisikletseverlere kahve ikramında bulunacak.
Deprem bölgesine gönderilmek üzere el örgüsü kışlık atkı, battaniye örme atölyesine katılmak ister misiniz? Bu atölye için örgü örmeyi bilmenize gerek yok. İnce işçilik gerektirmeyen, kolay ve hızlı bir örgü örme yöntemiyle hem eğlenebilir hem de afet bölgesine destek olabilirsiniz.
Fotoğraflara dokunarak geçmişin ve bugünün birleştirileceği "Hafızayı İşlemek" başlıklı atölye fotoğraf sanatına farklı bir bakış açısı sunuyor. Atölyede siyah beyaz fotoğraflar temel malzeme olarak kullanarak, geçmiş dönemin yaşamına, mekanlarına ve insanlarına odaklanılacak. Atölyede iğne ve ipliklerle fotoğraflara müdahale edilerek özgün sanat eserleri yaratılacak. Hafızayı İşlemek Atölyesi, yeni bir teknik öğrenme fırsatının yanı sıra dayanışma, kolektif üretim ve geçmişle bugün arasındaki bağı güçlendirmek için harika bir fırsat sunuyor. Etkinliğe maksimum 20 kişi katılabilir.
Zor zamanlarda psikolojik sağlamlığı ve esnekliği geliştirmek, kişisel iyilik hali için kritik öneme sahip. Bu oturumda, psikolojik sağlamlık ve esneklik kavramlarına odaklanılacak ve kriz zamanlarında bireylerin bu özellikleri nasıl güçlendirebileceği ve koruyucu bir rol üstlenebileceği tartışılacak. Katılımcıların psikolojik dayanıklılığı artırmak ve değişimlere uyum sağlamak için kullanabilecekleri pratik stratejiler keşfedilecek.
Sivil toplum örgütleri olarak düzenli etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Ancak etkinliklerimizin hedef kitlesine ulaşıp ulaşmadığını, çeşitliliği ve kapsayıcılığı gözettiğimizi ve tüm hak sahiplerinin katılımını sağlayıp sağlamadığını ve olası bariyerleri kontrol ediyor muyuz? İşte bu atölyede, engelliler ve erişilebilirlik, toplumsal cinsiyete duyarlı etkinlikler, çocuk güvenliği ve diğer lojistik konularda farkında olmadığımız, unuttuğumuz veya bilgi sahibi olmadığımız pek çok detay konuşulacak.
Veri ve toplumsal cinsiyetin birlikte ele alınacağı bu atölyede, verinin ne anlama geldiği, veri tanımına giren öğeler, veri ile eşitsizlik arasındaki bağlantılar gibi konular ele alınacak. Toplumsal cinsiyete duyarlı veri toplama ve analiz etme yöntemlerinin inceleneceği atölyede toplumsal cinsiyet eşitliği hakkında tartışma yürütülecek. Etkinliğe maksimum 30 kişi katılabilir.
2023 yılında STGM, TÜSEV ve TACSO tarafından Türkiye’de örgütlenme özgürlüğünün mevcut durumuna ilişkin izleme raporları yayınlandı. Bu oturumda STGM tarafından hazırlanan
- “Türkiye’de Sivil Toplum Örgütleri: Örgütlenme Özgürlüğü ve Katılım Hakkı”,
- TÜSEV tarafından hazırlanan “Sivil Toplum için Elverişli Ortam İzleme Matrisi 2020-2021 Türkiye Raporu” ve
- TACSO tarafından hazırlanan “Avrupa Komisyonu Komşuluk ve Genişleme Müzakereleri Genel Müdürlüğü (DG NEAR) Genişleme Ülkelerinde Sivil Topluma AB Desteği Rehberleri (2021-2027),
Temel Değerlendirme Raporu 2021, Türkiye Ülke Raporu”nun bulguları paylaşılacak.
Festival alanının doğal güzellikleri ve sivil toplumun bu bölgedeki önemli rolünü keşfetmeye hazır mısınız? Doğa Derneği’nin gerçekleştireceği kuş gözlem gezisinde kısa bir yürüyüşle parktaki kuşları tanıyabilir ve diğer türleri gözlemleyebilirsiniz. Etkinlik 45 dakika olarak planlanmıştır.
İyileşme, güçlenme ve dayanışma konu başlıklı yaratıcı drama atölyesi, yaratıcı drama eğitmeni eşliğinde gerçekleştirilip drama oyun ve etkinlikleri aracılığıyla oyunsu bir atmosferde farkındalık yaratmayı, rol oynama ve doğaçlama teknikleri kullanılarak katılımcılar için duygusal ve düşünsel bir alan açmayı hedefliyor. Atölye aynı zamanda katılımcıların sivil alandaki düşünsel ve duygusal geri bildirimlerini, sanatsal bir yolla bedensel ve sözlü olarak ortaya koymalarını hedefleniyor. Aynı zamanda yaratıcı drama ile dayanışmanın gücü, birlikte iyileşmenin ve güçlenmenin öneminin altı çizilecek.
6 Şubat günü, o gece sabaha karşı, ertesi gün neler yaşadık, depremin hemen ardından neler yaptık? Bu zamanları hatırlamak çok acı verici olsa da sanatla dayanışmanın hikayesi hepimize iyi gelecek.
Bu buluşmada Teatro Ayntab deprem sonrasında "Sanat Her Yerde" adlı tamamen gönüllü olarak başlattığı hareketin hikayesini anlatacak ve doğaçlama performans sergileyecek.
Erişilebilir olmayan mekanları bisiklet aracılığıyla erişilebilir hale getirmeye çalışan ve 2 kişilik (tandem) bisikletlerle bisiklet turları düzenleyen Eşpedal Derneği festival katılımcılarını ortak sürüşe davet ediyor. Sürüş etkinliğinde İzmir’de bisiklet camiasında renkli kişiliği ve her hafta cumartesi İnciraltı Kent Ormanı’nda ücretsiz olarak bisiklet severlere yaptığı kahvelerle tanınan Urim Babacan da yer alacak. Urim Baba bisikletseverlere kahve ikramında bulunacak.
Etkinlik Yürütücüleri: Moderatör: Meltem Çolak
6 Şubat Depremleri daha önce ülkece yaşamadığımız büyük bir afetle bizi karşı karşıya getirdi. Ülke tarihi en karanlık günlerini yaşarken hepimizi ayakta tutan ise dayanışma oldu. İşte bu atölyede farklı yöntemlerle dayanışan örgütlerin hikayesini dinleyeceksiniz.
Lotus Kadın Derneği, Şubat ayından bu yana kadınların özel ihtiyaçlarının tespiti ve tedariki için çalışıyor. Afetin ilk gününden bugüne sahada çalışan Lotus Kadın, sahanın ihtiyaçlarına göre yenilikçi yaklaşımlarla kadınların hayatlarını güçlendirmeye devam ediyor.
Depremin ilk günlerinde afet bölgesinde ulaşım en önemli sorunlardan biri haline gelirken, moto kuryeler ulaşımın en zor olduğu bölgelere dahi ihtiyaçları hızla ulaştırdı. Bu oturumda Kurye Hakları Derneği, deprem bölgelerine motosikletleri ile gidip yardımlaşma ve dayanışma çalışması yürüten moto kuryelerin deneyimlerini ve olası depremlere hazırlık kapsamında moto kuryelerin nasıl hazırlanacağına dair plan ve önerilerini bizimle paylaşacak.
Defne Kadın Kooperatifi, afet sonrası üretime tutunarak ayakta kalan örgütlerden biri. “Dayanışma kelimesini söylemden ziyade yaşayarak öğrendik.” diyen Defne Kadın Kooperatifi üreterek hep birlikte hayata tutunmaya başlamalarının hikayesi, üretimin birleştirici gücünü anlatacak.
Mizahın, toplumsal hareketlerle tarihsel bağlamda kurduğu ilişki çerçevesinde; mizah ve karikatüre dair sık sorulan soruların tartışılacağı bu atölyede, “kara mizah”, “mizah ve ifade özgürlüğü” ile toplumsal cinsiyet eşitliği ve çeşitliliğinin mizah ile karikatürdeki yansıması konuşulacak.
Festivalde 3 çömlek tornası, 3 deneyimli seramik öğretmeni ve gerekli malzemelerle donatılmış özel bir seramik atölyesi sizi bekliyor. Festival boyunca değişik saatlerde devam edecek atölyede, çamurun büyülü dünyasına dalacak, seramik yapımının inceliklerini öğrenirken kendi eserlerinizi yaratacaksınız.
Kahramanmaraş Depremleri sonrasında “Gayret” adını verdiği özel bir destek mekanizması tasarlayan Sivil Düşün, Sivil Sesler Festivali’nde “Gayret” faydalanıcılarının katılımıyla afetin etkileriyle mücadele yöntemlerini, dayanışarak birbirlerine iyi gelme hikayelerini aktaracak.
Bu forumda Sivil Düşün’e; Adıyaman’da hemen deprem sonrası bir araya gelen ve gençliğin dayanışma pratiklerine dair ilham dolu bir örnek sunan Dayanışma İnsanları Derneğinden Sinem Durmuş, Hatay’da insani yardım ve afet gibi alanlardan gelenlerin deneyimlerini harmanlayarak kurulan, inovatif yöntemlerle çalışan SAHA’dan Gökhan Erkutlu ve Denizli’de özel ihtiyaç sahibi bireylere yönelik çözümleri koordine etme deneyimiyle deprem zamanı harekete geçen Denizli Otizm Derneğinden Dudu Karaman Dinç eşlik edecek.
TBMM'yi ve kanun yapma süreçlerini yakından tanımak isteyenler için tasarlanan bu atölyede, yasama ve yürütmeyi denetleme süreçlerinin sivil toplum örgütlerini neden ilgilendirdiği üzerine konuşulacak. Yasama süreçlerine katılım yollarına dair kısa bilgiler verilecek ve somut bir örnek üzerinden kanun teklifi taslağının nasıl hazırlanacağı ele alınacak. Yine atölyede STÖ'lerin kamu yönetimiyle ilgili yaşanan sorunlar üzerine odaklanarak soru önergeleri ve Meclis araştırmaları gibi denetim mekanizmalarına nasıl taşınabileceği tartışılacak, Dilekçe, İnsan Haklarını İnceleme, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği gibi Meclis Komisyonları'na bireysel başvuruların nasıl yapılacağı aktarılacak ve milletvekilleri, komisyonlar ve siyasi parti gruplarıyla iletişim konusunda bilgi verilecek. Etkinliğe maksimum 25 kişi katılabilir.
ENÇOKK kutu ve mobil oyununu engelli ve engelli olmayan çocukların oyun yoluyla engelli haklarını öğrenmesi için AB destekli " Engelli Çocukların Karar Alma Süreçlerine Etkin Katılımı" projesi kapsamında geliştirildi.
11-18 yaş arası çocuklar için tasarlanan oyunun mümkün olduğunca engelli çocuklar için erişilebilir bir oyun olmasına çalışıldı. Bu etkinlikle insan hakları aktivistlerine, çocuklarla çalışan/ çocuklara erişebilecek STÖ'lere oyun tanıtılmak ve yaygınlaştırılmak isteniyor. Etkinliğe en fazla 20 kişi katılabilir.
Türkiye'de giderek artan LGBTİ+ karşıtı politikalar ve nefret iklimine karşı dayanışma temastan, karşılıklı öğrenmekten ve LGBTİ+ kapsayıcı pratikler üretmekten geçiyor. Sivil toplum örgütlerinin LGBTİ+'larla dayanışmak için neler yapabileceğinin konuşulacağı bu atölyede dayanışmanın ve güçlenmenin imkanları üzerine hep beraber düşünülecek.
Bu atölyede İzmir Büyükşehir Belediyesi - Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğünün nefret söylemi ve ayrımcılığa karşı mücadele için hayata geçirdiği kampanya hakkında bilgi verilecek ve kampanya hazırlama süreçleri anlatılacak.
Türkiye'deki geçmiş krizlerin etkileri ve olası kriz senaryoları üzerinden çocukların ve bakım verenlerin nasıl etkilenebileceğinin ele alınacağı bu atölyede, kriz dönemlerinde çocukların özgün ihtiyaçları, bu ihtiyaçları karşılamak için çocuk merkezli çalışma yaklaşımları ve iş birliği ağlarının nasıl oluşturabileceği ele alınacak. Etkinliğe maksimum 20 kişi katılabilir.
Zafer S. Yılmaz'ın derlediği oyun kitabının desteğiyle düzenlenecek olan atölyede, toplantılar ve etkinlikler sırasında grup dinamiklerini artıracak buz kırma ve kaynaştırma oyunları hakkında bilgi verilecek, bu oyunların nasıl kullanılacağı aktarılacak ve elbette oyun oynanacak.
Yaya Derneği, 2023 İzmir Akdeniz Bienali'nde, Prof. Dr. Seçkin Aydın yürütümündeki 'Yavaş Şiddet Yavaş Umut - Artivizm Anlatıları Atölyesi'nde gerçekleştirdiği 'Sokağımda Yürürken' performansını, ilk kez kamuya açık bir platformda sunuyor.
Atölye, kentlerin motorlu taşıtların kesintisiz ve hızlı hareketi için değil, kent sakinlerinin yaşaması için var olması gerektiğini vurgulamayı amaçlıyor. Bu atölyede katılımcılar sokakta yürürken hissettiklerini en sade şekliyle söze döküp paylaşmaları için desteklenecekler. Kentleri yeniden düşünmek ve ifade etmek için bu deneyime katılmaya davetlisiniz.
Şiddetsiz örgütlenmenin gücünü keşfetmeye hazır mısınız? Bu atölyede, şiddetsiz örgütlenmenin ne olduğunu öğrenebilir ve örgütlerimizde yapısal, kültürel ve düşünsel olarak şiddetsiz yaklaşımın nasıl geliştirebileceği hakkında bilgi alabilirsiniz. Etkinliğe maksimum 15 kişi katılabilir.
Festivalde 3 çömlek tornası, 3 deneyimli seramik öğretmeni ve gerekli malzemelerle donatılmış özel bir seramik atölyesi sizi bekliyor. Festival boyunca değişik saatlerde devam edecek atölyede, çamurun büyülü dünyasına dalacak, seramik yapımının inceliklerini öğrenirken kendi eserlerinizi yaratacaksınız.
İyileşme, güçlenme ve dayanışma konu başlıklı yaratıcı drama atölyesi, yaratıcı drama eğitmeni eşliğinde gerçekleştirilip drama oyun ve etkinlikleri aracılığıyla oyunsu bir atmosferde farkındalık yaratmayı, rol oynama ve doğaçlama teknikleri kullanılarak katılımcılar için duygusal ve düşünsel bir alan açmayı hedefliyor.Atölye aynı zamanda katılımcıların sivil alandaki düşünsel ve duygusal geri bildirimlerini, sanatsal bir yolla bedensel ve sözlü olarak ortaya koymalarını hedefleniyor. Aynı zamanda yaratıcı drama ile dayanışmanın gücü, birlikte iyileşmenin ve güçlenmenin öneminin altı çizilecek.
Bu etkinlikte Rahimenin Engelsiz Mutfağı adıyla YouTube yayınları gerçekleştiren görme engelli Rahime Söylemez, mutfakta erişilebilir bir şekilde yaptığı yemek tariflerini ve deneyimlerini paylaşacak. Etkinlikle erişilebilir koşullar sağlandığında engellilerin mutfakta özel yeteneklerini nasıl ortaya koyabildiği anlatılacak. Etkinliğe 25 kişinin katılımı bekleniyor.
Atölyede Kabul, Eşitlik, Dahil Olma, İstihdam- Otizm Derneği üyesi Avukat Suna Ağı'nın otistik birey kızı Özge'nin müzik yeteneği sayesinde üniversite mezuniyetiyle sonuçlanan eğitim hayatında karşılaştığı ayrımcı ve engelleyici zorlukları aşma hikayesi paylaşılacak. Etkinliğe maksimum 25 kişi katılabilir.
Festival alanının doğal güzellikleri ve sivil toplumun bu bölgedeki önemli rolünü keşfetmeye hazır mısınız? Doğa Derneği’nin gerçekleştireceği kuş gözlem gezisinde kısa bir yürüyüşle parktaki kuşları tanıyabilir ve diğer türleri gözlemleyebilirsiniz. Etkinlik 45 dakika olarak planlanmıştır.
Atölyede kavramsal olarak pek bilinmeyen spesifik bir ayrımcılık türü olan ve çoğu zaman göz ardı edilen 'Antigypsyism' (Çingene veya Roman karşıtlığı) kavramı ele alınacak. Antigypsyism’in ne anlama geldiği ve neden böyle özel bir ayrımcılık tanımına ihtiyaç duyulduğu konusunda sunum yapılacak. Atölyede Çingene mi, Roman mı? gibi Antigypsyism ile ilişkilendirilmiş sorular tartışılacak ve günlük hayatta karşımıza çıkan Antigypsyism örnekleri incelenecek. Etkinliğe maksimum 20 kişi katılabilir.
Lazca ve Laz kültürünü tanıtmak için fırsat sunan bu atölyede Lazca'nın kökenleri hakkında konuşulacak ve, bu dilin geçmişten günümüze nasıl evrildiği ve neden tehlike altında olduğunu anlatılacak. Etkinliğe maksimum 30 kişi katılabilir.
Yaşar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nden Mehmet Kahyaoğlu’nun sunumuyla İzmir'in zengin tarihini öğrenmek ister misiniz? Bu etkinlikte antik çağdan günümüze uzanan İzmir'in büyülü yolculuğuna eşlik edebilirsiniz. Bu etkinliğe maksimum 30 kişi katılabilir.
Deprem bölgesine gönderilmek üzere el örgüsü kışlık atkı, battaniye örme atölyesine katılmak ister misiniz? Bu atölye için örgü örmeyi bilmenize gerek yok. İnce işçilik gerektirmeyen, kolay ve hızlı bir örgü örme yöntemiyle hem eğlenebilir hem de afet bölgesine destek olabilirsiniz.
Festivalde 3 çömlek tornası, 3 deneyimli seramik öğretmeni ve gerekli malzemelerle donatılmış özel bir seramik atölyesi sizi bekliyor. Festival boyunca değişik saatlerde devam edecek atölyede, çamurun büyülü dünyasına dalacak, seramik yapımının inceliklerini öğrenirken kendi eserlerinizi yaratacaksınız.
Altyazı Derneği etkinliğinde, 2022'de gerçekleştirdiği 'Aşağıdan Yukarıya' video serisinde yer alan 'Kadrajın Dışı Yok' video denemesinden ilhamla sivil alanda bir ifade ve dayanışma aracı olarak video üretiminin çeşitli boyutlarını ele alacak. Videonun yönetmeni Oktay İnce'nin katılımıyla gerçekleşecek olan gösterim ve söyleşide, video üretiminin toplumsal açıdan belgeleme, ifade, dayanışma ve direniş fırsatlarını nasıl sunabildiği üzerine konuşulacak. Eylemin ve kaydın kadraj içinde ve dışında açtığı etik konular da tartışmanın gündeminde olacak.
Videonun en yaygın kitle iletişim ve eğlence aracı olarak kullanıldığı bir çağda, video üretim tekniklerinden biri olan stop motion tekniğini basit uygulamalarla üretmek, örgütlenmek ve eğlenmek için nasıl kullanacağımızı keşfedeceğiz. Stop motion yaparken yaratıcılığını sınırsız bir şekilde kullanırken yönetmen, senarist, oyuncu, sanat yönetmeni, tasarımcı sensin! Stop motion tekniklerinin püf noktalarını ele alacağımız bu atölyede ayrıca küçük bir uygulama ile ortaya stop motion örnekleri çıkaracağız.
İzmir'deki okulların da içinde olduğu Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum-ÇEDES uygulaması, ilköğretim okullarına din görevlilerinin manevi danışman olarak atanmasını öngörüyor. Eşit Yaşam Derneği sivil toplum bileşenlerini ÇEDES uygulmasını tartışmaya, geleceğe yönelik fikirleri ve önerileri konuşmaya davet ediyor. Etkinlik katılımcı sayısı 30 kişi ile sınırlıdır.
Anadilde kültürel üretim hakkı üzerine konuşulacak olan bu atölyede, bireylerin kendi dillerinde sanat, edebiyat, müzik ve daha fazlasını yaratma hakkını temsil eden anadilde ifade özgürlüğü üzerine odaklanılacak. Etkinliğe maksimum 15 kişi katılabilir.
Konuşmacılar
"Dayanışma Güçlendirir" temasıyla düzenlediğimiz festivalde afet ve kriz zamanlarında sahadaki çalışmalarıyla krizle mücadelede rol alan konuklarımızla bir arada olacağız. Zor zamanlarda olağanüstü bir dayanışma ve yardımlaşmayı nasıl ördüğümüzü, yana neler başardığımızı, neleri başarabileceğimizi ve "daha iyiyi" birlikte nasıl inşa edebileceğimizi birlikte konuşacağız.
Krizler Çağında Sivil Toplum ve Dayanışma




Afetler, Sivil Toplum ve Dayanışma




Sivil Toplumda Bir Dayanışma Geleneği: Afet Platformu





Festival Mekanı
Kültürpark İzmir
Mimar Sinan, Şair Eşref Blv. No.50, 35220 Konak/İzmir